KATEGORİLER

Galat-ı meşhur: Ünlü vegan sporcular

Galat-ı meşhur; Arapça’dan Türkçe’ye geçen bu güzel tabir, doğru bilinen yanlışlar anlamına geliyor. Türkiye’de bu tabire uygun bir sürü yanlış var. Bunlardan en yaygın olanlardan biri de bir sporcunun hayvansal ürünler tüketmeden üst düzey profesyonel bir sporda başarılı olamayacağı, olsa dahi herhangi bir sakatlıkta vücudunu erkenden toparlayamayacağı şeklinde bir düşünce. Bu kanıya sahip olan insanlar, tıpkı diğer veganlar için de söyledikleri üzere ‘sağlıksızlıktan’ dem vurarak, özellikle sakatlıklardan birtakım hayvansal et ve kemik çorbalarını tüketmeden net bir şekilde kurtulmanın zor olacağı, nihayetinde kemik ve adale gelişimi adına hayvansal ürünlerin olmazsa olmaz olduğu gibi dogma düşüncelere sahip olmakta. Tabi bu düşünce bu kadar yüzeysel değil, detaylarına da inilebilir. Lakin bu savı çürütecek kadar üst düzey performanslar sergileyip, vegan kimliğine sahip olan çoğumuzun tanıdığı, kendi alanlarında ekol olma yolunda emin adımlarla ilerleyen sporcuları incelemek şu aşamada daha yararlı olacaktır. Türkiye’nin hatta dünyanın büyük galat-ı meşhurlarından birini yıkan bu sporcuların bazılarının vegan olma hikayeleri ise cidden okunmaya değer nitelikte.

Açıkça söylemek gerekirse bu yazıyı kaleme alış amacım profesyonel sporlarla oldukça yakından ilgilenen birisi olarak benim de bir zamanlar buna benzer bir düşünceye sahip olmamdan geliyordu. Nitekim önümde düşen bir haber bu konu üzerine araştırma yapmama, araştırdıkça değişmez fikirlerimin yıkılmasına, fikirlerim yıkıldıkça bunu sizlerle paylaşma isteğine itti beni. Haber, ünlü Katalan futbol takımı Barcelona’nın Fransız savunma oyuncusu Samuel Umtiti’nin vegan olduğunu açıklaması ile ilgiliydi. Umtiti, bu kararını yalnızca beslenme biçimini değiştirmeye yönelik fiziksel bir diyet yapma adına alsa da vegan yaşam biçimini hayatının merkezine oturtan ünlü sporcular da mevcut. Lakin önce yalnızca sağlıkları vb. nedenlerden ötürü vegan olma kararı almış olsalar da tüm dünyaya, ‘vegan olarak da üst düzet spor yapılabilir.’ mesajını veren isimleri kısaca aktarmak istiyorum.

Kanımca enerji tüketimi ve kondisyon açısından yapılması en zor bireysel spor olan tenisin hem erkek hem de kadın alanlarının en popülerleri vegan beslenme düzeni ile besleniyor mesela. Burada gözüme en çok çarpan isim erkek tenisinin en başarılı 3 sporcusundan biri Novak Djokovic. Her ne kadar kendisinin bu sıfatta biri olmadığını belirtse de tüm dünyaya et yemeden de en iyi olunabilir mesajı veriyor. Yine kadın tenisinin 1 numarası Serena Williams da bu diyet programı ile beslenmekte, tenis severler ne kadar üst düzey biri olduğunu biliyor zaten. Yıllarca kas sakatlıklarıyla başı belada olan Premier League’in en iyi forvetlerinden Kun Aguero ise 2015 yılında doktorunun hayvansal ürünleri tüketmesini bırakması yönündeki önerisiyle vegan diyete geçtiğini aktararak ‘hayvansal ürünleri tüketmeyi bıraktıktan sonra sakatlıkların büyük oranda azaldığını’ açıkladı. Sakatlıklarla boğuşan bir diğer ünlü futbolcu Jack Wilshere de Aguero gibi vegan diyete geçen isimlerden.

Tabi yine zirve bir kariye sahip olup veganizmi hayatının merkezine oturtmuş isimler de bir hayli fazla. Hatırlarsınız, birkaç ay önce Türkiye’de bir erkek futbol spikeri; “Futbol kadınlara göre değil.” gibi oldukça cinsiyetçi ve sığ bir söylemde bulunmuştu. Bunun üzerine sosyal medyadan ve çeşitli kadın spor muhabirlerinden gelen tepki üzerine spiker istifa etmek zorunda kalmıştı. Bir gerçek ki, Türkiye’de kadın futbolu adeta kaderine terk edilmiş durumda. TFF de hiçbir iyileştirici hamlede bulunmamakta, tabi bu başka yazının konusu. Zira dünyada kadın futbolu hiç de öyle değil. Erkekler kadar olmasa bile yine geniş bir izleyici kitlesine sahip. Majör denilebilecek kulüpler de yavaş yavaş kadın takımlarını oluşturmaktalar. Yine de futbol gibi erkeklerin her alanında çok daha yoğun olduğu bir spor dalında bir kadın olarak çeşitli etkenlerden dolayı ön plana çıkmak gerçekten zor. Maaş eşitsizliği, taraftar, yayın hakları, medya… Her anlamda kısıtlı bir alana sahipler. Ben bunu niye anlattım? Çünkü kadın futbolunda hem performansı ile hem spor içi cinsiyet eşitsizliklerine karşı tavırları ile bizlerce de ön plana çıkmış çok özel bir insan var: Tottenham Hotspur’un ABD’li oyuncusu Alex Morgan. Başarılı spor insanı attığı gollerle beraber, çeşitli toplumsal olaylarla ilgili açıklamalarıyla sık sık gündeme geliyor. Hayvanların korunması, yaşatılması konusunda da çok hassas olan Morgan, çok sevdiği köpeğiyle yaşarken aynı zamanda hayvansal ürünler tüketmenin kendisi adına büyük bir çelişki olduğunu söyleyerek, bu adil olmayan durumdan ötürü vegan olmaya karar verdiğini söylüyor. Morgan, performansı ve çeşitli açıklamalarıyla olduğu gibi vegan kimliğiyle de çoğu genç sporcuya iyi bir sporcu örneği sunuyor. Yine Arsenal’in İspanyol sağ beki Hector Bellerin izlediği bir belgesel sonrası vegan olmaya karar veren ünlü isimlerden. NBA’in başarılı basketbolcularından Kyle Irving de vegan olmaya izlediği bir belgesel sonrası (What the Health) karar veren bir diğer isim.

Birileri bir şeylerin yanlış olduğunu görür ve bunun yanlış olduğunu dile getirir. Doğru olanı yapmak için konfor alanından çıkmak ve büyük fedakarlıklar yapmak zorundadır. Saçma savlarla yanlışı haklı çıkarıp, biraz da kendini kandırarak rahatlık alanında kalmak da bir diğer tercihtir elbet. Ama hani derler ya; “Fedakârlık yaptığın kadar başarılısın, iyisin.” diye… Kimi istisnalar dışında haklılık payı fazladır. Bu söze istinaden her yarışta en az 2.5- 3 kilo kaybetmesine karşın vegan olmayı bırakmayan ve sürekli insanları buna teşvik etmeye çalışan belki de tarihin en başarılı Formula 1 pilotu Lewis Hamilton, konumuza en harika örneklerden biri olma niteliği taşıyor. Öyle ki bir diğer ünlü pilot Sebastian Vettel de bir röportajında Hamilton’dan etkilenerek vegan olmayı denediğini itiraf etmişti. Son olarak dünyanın tek vegan futbol takımı olan Forest Green Rovers da ileriki zamanlarda yalnızca kişilerin değil, kurumlar ve kulüplerin de vegan kimliğine sahip olacağına dair bizlere ipuçları veriyor. Kafamıza sanki bir çiviyle çakılmış gibi oturan bu yanlış bilgileri, gerek araştırarak gerek ise kendimiz deneyerek yenebiliriz, yeter ki isteyelim, yeter ki doğru için bir şeyleri feda edebilelim.

Süleyman Ali Sönmez

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Haberler

İletişim

Adres: İstanbul, Türkiye
Email: info@nedengeldik.com

Son Haberler

© 2025 Neden Geldik. Tüm hakları saklıdır.