KATEGORİLER

Karanlıktan aydınlığa: Nikolai Starostin ve Spartak Moskova’nın hikayesi

Günümüzde Rusya’nın Ukrayna’yı işgal etmesinin Avrupa futboluna bir etkisi olarak Rus takımlarını Avrupa müsabakalarında göremiyoruz. 3 yılı aşkın bir süredir Avrupa ve Dünya futbolundan uzak kalan Rus takımları şu an sadece kendi lig ve kupalarında boy gösteriyorlar.

2005 yılında CSKA Moskova ve 2008 yılında Zenit ile Avrupa liginde şampiyonluklar gören Rus futbolu bugünlerde sadece yerel olarak faaliyetlerini sürdürüyor. Her ne kadar Rus futbolu şimdilerde yerele hapsolmuş olsa da, içinde barındırdığı hikayeler global futbol dünyasının ilgisini çekebiliyor. Bu yazımızda da Rus futbolunun en önemli isimlerinden olan Nikolai Starostin’in hikayesini anlatmaya çalışacağız.

Sovyet futbolunun ilk yıllarında devlet daireleri kendi futbol takımlarını kurarak spor alanında birbirleriyle rekabet eder hale gelmişlerdi. Kızıl Ordu’nun takımı CSKA Moskova ve Gizli Polis Teşkilatı’nın –sonradan KGB olan- kurmuş olduğu Dinamo Moskova bu takımlara verilebilecek örnekler arasında.

1902 yılında Sovyetler Birliği başkenti Moskova’da doğan Starostin, 18 yaşında babasının ölümüyle birlikte 4 erkek kardeşin en büyüğü olarak evin geçimini üstlendi. Yaz aylarında futbol, kış aylarında da buz hokeyi oynamaya başlayan Starostin, bu iki sporda da milli takım kaptanı olmayı başardı.

Starostin, 1922 yılında Moskova Spor Topluluğu adında bir takımın kuruluşunda yer aldı. Rusya genelinde maçlara çıkan takım, bilet satışları ve sponsorluk gelirleriyle ayakta kalmaya çalışıyordu. Starostin’in çabalarıyla kulüp gıda işçileri sendikası tarafından sponsorluk desteği görmeye başladı ve 1926 yılında 13 bin kişi kapasiteli Tomskii Stadyumu’na geçti.

Elde ettiği bu başarılar, onun Genç Komünistler Birliği (KONSOMOL) yetkilisi Alexander Kosarev ile tanışmasını sağladı. Önemli bir siyasetçi olmasının yanı sıra ülke sporu için önemli isimlerden biri olan Kosarev, bu önemini daha da arttırmak ve diğer devlet daireleri tarafından desteklenen takımlarla rekabet etmek istiyordu. Nikolai Starostin ve kardeşlerine takımı daha da güçlü hale getirme görevi ve maddi destek verildi. Kasım 1934 tarihinde ise takımın adı günümüzdeki halini aldı: Spartak Moskova.

İsmini Roma’lı köle Spartaküs’ten alan takımın bu ismi seçme nedeni sömürülenleri temsil etmek ve devlet destekli takımlara karşı mücadele etmekti. Nikolai Starostin kurucusu olduğu takımda hem futbolcu hem teknik direktör olarak görev alırken kardeşleri Aleksandr, Andrey ve Pyotr de takımda futbolcu olarak forma giydiler.

1936 yılında yeni lig ve kupa formatı tanıtıldı. İlk sene Dinamo Moskova ligi kazanırken Spartak Moskova kupayı kazandı. Sonraki sene roller değişirken 1938 ve 1939 yıllarında hem ligi hem kupayı kazanan Spartak Moskova, elde ettiği başarılarla adından söz ettirirken Starostin kendine güçlü bir düşman edindi.

Lavrenty Beria

Gizli Polis Teşkilatı’nın lideri olan Gürcü asıllı Lavrenty Beria, aynı zamanda Dinamo Moskova’nın da başkanlık görevini yürütüyordu. Gençliğinde futbolculuk da yapan Beria, 1920’li yıllarda Starostin’le bir futbol müsabakasında karşı karşıya gelmiş ve acı bir mağlubiyet yaşamıştı. Hem Beria-Starostin arasındaki kişisel mücadele, hem de nispeten halkın takımı olan Spartak Moskova’yla KGB destekli Dinamo Moskova arasındaki güç savaşı bu iki takım arasındaki rekabeti Rus futbolunun en büyük rekabetlerinden biri haline getirdi.

Starostin ve kardeşlerinin tutuklanması

1942 yılında kulüpteki görevinden evine dönen Nikolai Storastin, gece yarısı polis baskını ve başına doğrultulmuş 2 tabancayla uyandırıldı. Lubyanka isimli polis merkezine götürülen Storastin, kardeşleriyle birlikte birkaç akrabasının daha tutuklandığını ve Sovyet lideri Stalin’e suikast planlamakla itham edildiğini öğrendi. İki sene boyunca tecrit halinde ve sorgulanarak Lubyanka’da kalan Starostin’in suçu daha sonra değiştirilerek ‘burjuva sporu propagandası yapmak’ olarak ifade edildi. Alınan kararda Spartak Moskova kulübünün en iyi oyuncularına aylık 80 Ruble ödeme yapması gerekçe gösterilirken hükümetin bu tarz ödemelere izin veriyor olması karar verilirken dikkate alınmadı.

Nikolai her ne kadar zor şartlar altında sorgulanmış olsa da kalıcı bir hastalık veya engele yakalanmamıştı. Fakat kardeşlerinden Pyotr sürekli şiddet görmesinden de kaynaklı verem hastalığına yakalanmış, bir başka kardeşi Andrey ise uzun süre yürümekte zorluk çekmişti. Nikolai Starostin kendisinin ve kardeşlerinin Beria’nın elinden daha kötüsünü yaşamaktan nasıl kurtulduklarını şöyle anlatıyor:

‘’Beria parti-hükümet yöneticileri ve ailelerine karşı acımasızdı. Starostin ismi tek başına onu durdurmaya yetmezdi fakat Starostin’ler sadece biz değildik. Normal Sovyet vatandaşlarının gözünde Starostin demek Spartak demekti. Beria sadece birkaç mahkumla uğraşmıyor, milyonlarca taraftarın desteğini karşısında buluyordu.’’

Tutukluluk ve toplama kampı günleri

1943 yılı Kasım ayında Starostin kardeşler mahkemeye çıktı ve suçlu bulundular. Nikolai, Andrey ve Alexander ‘burjuva sporunu methetmek’ suçundan ceza alırken Pyotr bir defasında ‘’Sovyet mühendisleri az maaş alıyor’’ dediği için hüküm giydi. Her ne kadar bu suçlamalar absürt gelse de, o yıllarda -özellikle savaş yıllarında- bu tarz eylemler vatana ihanete yakın olarak değerlendiriliyordu.

Kardeşler, mahkeme sonucunda 10 yıl boyunca toplama kampında çalışmaya mahkum edildiler. Nikolai Starostin, kutup dairesi içerisindeki Ukhta kampı ve Çin sınırındaki bir toplama kampı dahil olmak üzere birkaç toplama kampı gezdi. Gittiği her kampta kamp yetkilileri tarafından teknik direktörlük becelerine başvurulan Starostin, Spartak Moskova’nın başındayken rekabet içerisinde olduğu Dinamo Moskova’nın yerel takımlarını bile yönetti. Bu özelliği ona toplama kamplarında kimseye tanınmayan ayrıcalıklar tanınmasına olanak sağladı. Kamp dışarısında ikamet etme, oyuncularıyla beraber yerel stadyumda yaşama şansı onun politik bir tutuklu olmaktan çok sürgüne gönderilmiş bir tutuklu gibi yaşamasına olanak sağlıyordu.

Ayrıca Starostin kardeşler için bu zor geçen toplama kampı günlerinin bir tesellisi olarak da Dünya Savaşı’na katılmamak örnek verilebilir.

Stalin’in oğlu ve Staroskin

1948 yılında Nikolai Staroskin bir gece yarısı yerel parti yöneticisi tarafından uyandırıldı ve telefonda Stalin’in onu beklediği söylendi. Hızlıca telefona sarılan Nikolai, bu vesileyle Sovyet lideri Joseph Stalin’in oğlu olan Vasilii Stalin ile tanışmış oldu.

Sovyet lideri Joseph Stalin’in oğlu olan Vasilii Stalin (sağda)

Vasilii Stalin, Sovyet Hava Kuvvetleri başkomutanı olarak Hava Kuvvetleri futbol takımının başında Nikolai Staroskin’i görmek istiyordu. Bu yüzden kendi şahsi uçağını Nikolai’yi başkent Moskova’ya getirmek için kendisine yollamıştı. Staroskin başkente gelmiş fakat bir kez daha Beria’nın gazabına uğramıştı. Beria’nın emrindeki polisler, Staroskin’in eski evine giderek ona başkenti 24 saat içerisinde terk etmesi gerektiğini söyledi. Bunun üzerine Vasilii Stalin, Nikolai’yi kendi evinde konaklatarak güvence altına almıştır. Storastin o günleri şöyle anlatıyor: ‘’Diktatörün oğlu tarafından koruma altında olduğum trajikomik bir durum yaşıyordum. Birbirimizden ayrılamaz olmuştuk. Hava Kuvvetleri Komutanlığından antrenmana, oradan kendi şahsi evine her yere beraber gidiyorduk. Hatta aynı geniş yatakta bile uyuduk. Vasilii uyumadan önce silahını yastığının altına koyardı.’’

Stalin’in gizli polis şefi ve oğlu arasındaki bu rekabetin ortasında kalan Starostin, bir gün kaldığı yerden ailesini görmek için gizlice dışarı çıktığı bir vakit polisler tarafından yakalanıp tekrardan sürgüne gönderildi. Stalin’in onu geri getirme çabalarına karşı çıkan Starostin, ikili arasındaki bu savaşın ortasında kalmaktan yorulduğunu ve daha fazla devam etmek istemediğini söylerek görevden azlini istedi ve Kazakistan’a sürgüne gitti.

Kazakistan’da yine futboldan uzak kalamayan Staroskin, başkent takımı Kairat’ın futbol ve buz hokeyi takımlarını çalıştırmaya başladı. Kairat’ın bugün yerel düzeyde büyük kulüp olmasında şüphesiz Staroskin’in de payı büyüktür.

Stalin sonrası dönem

Mart 1953 yılında Stalin’in ölümünden sonra Beria yeni yönetim tarafından idam cezasına çarptırıldı. Yaklaşık bir ay sonrasında Starostin kardeşlerin cezası yasalara aykırı bulunup iptal edildi. Nikolai Sovyet Milli Takımı teknik direktörü olarak atandı. 1955 yılında ise Spartak Moskova’ya başkan olarak döndü ve 1992 yılına kadar bu görevini sürdürdü.

Ordunun ve polisin takımlarının tekeli altındaki ülke futboluna halk destekli bir takımla meydan okuyan Spartak Moskova ise tarihinde kazandığı 10 Rusya Ligi şampiyonluğu, 4 Rusya Kupası, 1 Rusya Süper Kupası, 12 Sovyet şampiyonluğu ve 10 Sovyet Kupası şampiyonluğuyla Rus futbolunun en başarılı kulüplerinden birisi.

Günümüzde maçlarını 44 bin kapasiteli Lukoil Arena’da oynayan Spartak Moskova, Rusya Ligi’nde 6. Sırada bulunuyor. Takımın kadrosunda Beşiktaş’tan tanıdığımız Gedson Fernandes ve geçtiğimiz senelerde Fenerbahçe forması giyen Alexander Djiku’da forma giyiyor.

Spartak Moskova’nın maçlarını oynadığı ve 2014 yılında hizmete açılan Lukoil Arena’da saha kenarında Starostin kardeşlerin heykeli bulunmaktadır.

Starostin kardeşlerin Lukoil Arena’da bulunan heykelleri

Kişisel hırslar ve rekabet sınırını aşan hamaset duygusuna maruz kalıp hukuksuzca yıllarını toplama kamplarında geçiren kardeşler, bugün Spartak Moskova taraftarları ve futbolseverler tarafından saygıyla anılırken onlara bu hukuksuzlukları yapan kimselerin saygıyla anılmadığı da bir gerçek.

Mahmut Cemal Çakır

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Haberler

İletişim

Adres: İstanbul, Türkiye
Email: info@nedengeldik.com

Son Haberler

© 2025 Neden Geldik. Tüm hakları saklıdır.