KATEGORİLER

Ne olacak bu Fener’in hali?

2025-2026 sezonu başladığında başkanlığının 7. yılına girmiş olan Ali Koç, yönetimi boyunca hiçbir hocaya tanımadığı şansı Jose Mourinho’ya tanıdı ve Fenerbahçe uzun bir süre sonra tam bir sezon tamamlayan hocasıyla yeni bir sezona hazırlanmaya başladı. Fenerbahçe’ye yıllar sonra kupa kazandıran Jorge Jesus’a ve 99 puanlık sezonun mimarı olan İsmail Kartal’a tanınmayan şans, yaptığı açıklamalarla sürekli tartışma konusu olan Jose Mourinho’ya tanındı ve Fenerbahçe’nin bu sezonki hatalar zincirinin ilk halkası oldu.

Bir önceki sezonu Trabzonspor maçları hariç derbi galibiyeti alamadan ezeli rakibinin 11 puan gerisinde ikinci tamamlayan, kupada yine ezeli rakibine çeyrek finalde elenen, Avrupa’da son 16 turunda elenen Fenerbahçe; yeni sezona eski hocasıyla devam etme kararı aldı ve takım sezonu Hollanda’da Feyenoord deplasmanında açtı.

İlk maçı 90+1’de yediği golle 2-1 kaybeden Fenerbahçe, rövanşta kendi evinde yeni transferleri Jhon Duran ve Archie Brown’un da katkı verdiği görkemli bir futbolla rakibini 5-2 mağlup etti ve play-off turunda Benfica ile eşleşti. Fenerbahçe’nin hatalar zincirine eklenen ikinci halka bu eşleşmenin bir sonucu olarak karşımıza çıktı.

Kerem Aktürkoğlu transferi                      

Ağustos ayının başında Fenerbahçe’nin Kerem Aktürkoğlu ile ilgilendiği haberleri ortaya atıldı. Uzun ve ağır bir süreç yürütüldü, pazarlıklar yapıldı. Benfica tarafı Şampiyonlar Ligi play-off turunda Fenerbahçe ile karşılaşma ihtimali olduğu için hem kendi kadrosunu zayıflatıp hem de rakibinin kadrosunu güçlendirecek bu hamleye pek sıcak bakmıyordu. Fenerbahçe yönetimi erken davranmadığı için Kerem play-off turunda Fenerbahçe’ye karşı rakip olarak oynadı ve kaderin cilvesi olarak Fenerbahçe’yi Şampiyonlar Ligi’nden eleyen golü kaydeden isim oldu. 10 gün sonrasında ise 25 milyon euro’luk bonservis bedeliyle Fenerbahçe’nin yolunu tuttu. Genel manada iyi bir transfer olsa da yönetimin hatalı zamanlaması yüzünden şimdilik Fenerbahçe’ye kazandırdığından çok kaybettiren bir transfer olduğunu söyleyebiliriz.

Ligde Göztepe karşısında alınan beraberlik ve Şampiyonlar Ligi defterinin kapanmasının ardından Fenerbahçe’de Mourinho ile yollar ayrıldı. İlk sene ne oynattığının ve neler vaat ettiğinin sinyallerini veren bir hocaya yeni sezona başlama şansı verilmesi, onun isteklerine göre transferler yapılması ve sadece 6 maçın ardından hocanın kovulması Fenerbahçe’deki hatalar zincirinin ne kadar büyük olduğunu gözler önüne seriyor.

Mourinho kovulduktan sonra Zeki Murat Göle yönetiminde Gençlerbirliği’ni deplasmanda mağlup eden Fenerbahçe’de 8 Eylül tarihinde başkanlık seçimine 9 gün kala yeni bir hoca açıklandı: Domenico Tedesco.

O tarihlerde İsmail Kartal ve Aykut Kocaman gibi camia içinden yerli bir hoca getirileceği konuşulurken bambaşka bir profile gidilmesi, üstelik bunun seçimden 9 gün önce yapılması oldukça dikkat çekmişti. Şahsen Tedesco’nun karakterini ve teknik kabiliyetlerini beğenen birisi olarak başkanlık seçiminden 1 hafta önce yeni bir hoca getirilmesi gelen kim olursa olsun hatadır, yanlıştır.

Yeni hoca, yeni başkan

Fenerbahçe yeni hocasıyla ilk sınavında Trabzonspor’u tartışmalı bir maçın ardından 1-0 mağlup etti ama ardından yine Kadıköy’de oynadığı erteleme maçında Alanyaspor’la son dakika yediği golle berabere kaldı ve daha 5. haftada liderin 4 puan gerisine düştü. Böyle gergin bir ortamda seçim yapıldı ve Sadettin Saran Fenerbahçe’nin yeni başkanı oldu. Seçim sonuçları beklenirken oynanan müsabakada Fenerbahçe 10 kişi kalan Kasımpaşa karşısında skor üstünlüğünü koruyamadı ve sahadan beraberlikle ayrıldı. Hemen ardından Avrupa Ligi’nde alınan Dinamo Zagreb mağlubiyeti nedeniyle birçok Fenerbahçe taraftarı sezonun erkenden bittiğini düşünüyordu.

Daha sonra alınan seri galibiyetlerle tekrar umutlanan Fenerbahçe için bu sezon çok uzun bir sezon oldu. Birçok maçta son dakika golüyle kazanırken, aynı şekilde son dakika golleriyle de dramatik kayıplar yaşandı. Özellikle Kadıköy’de Kasımpaşa ve Rize maçlarında 10 kişi kalmış rakiplerinden yediği son dakika golleriyle Fenerbahçe tırnaklarıyla kazıyarak geldiği zirve yarışından yine kendi eliyle kopmuş oldu. Bu süreçte lehte ve aleyhte hakem hataları çok konuşuldu, tartışıldı ama her zamanki gibi tartışma konusu olmanın dışına çıkamadı. Herkes Rizespor’dan yenilen son dakika golünü tartışırken golün asistini yapan kalecinin kırmızı kart görmüş olması gerektiği tartışılmadı. Hatalar zinciri o kadar büyüdü ki, artık insanların Fenerbahçe özelinde bir şeylere inancı kalmadı.

Son olarak derbide yaşanan utanç verici mağlubiyet bardağı taşıran son damla oldu. Rakibine 1 puanın yettiği, seninse kesinlikle kazanman gereken maçta önce erken dakikalarda penaltı kazanıyorsun, bu penaltıyı Beşiktaş maçında son dakika penaltı atabilecek kadar baskıyı yönetebilen –ki Kadıköy’de son dakika penaltı atmak deplasmanda atmaktan daha zordur- Kerem değil de sezon başı Göztepe ve Alanya maçlarında penaltı kaçırdığı için taraftarlar tarafından yuhalanan Talisca atıyor ve kaçırıyor. Penaltı kaçtığı anda belki de Guendouzi hariç sahadaki tüm futbolcuların kafasında maç bitti ve geriye sadece süreyi doldurmak kaldı.

Sonuç olarak Avrupa’dan erken elenen, lige 3 hafta kala havlu atan, kupada çeyrek finalde elenen Fenerbahçe için tek teselli bu sezon kazandığı Süper Kupa oldu. Yanlış yönetilen transfer süreçleri, yanlış ilk 11 seçimleri, başkanlık seçiminin yanlış tarihte yapılması, seçimden 1 hafta önce yeni hoca açıklanması, oyuncu yönetimindeki başarısızlıklar gibi saymakla bitmeyen bu hatalar zincirinin kırılması için ne yapılmalı?

İlaç ve reçete

Her kurumda olduğu gibi eğer başarı isteniyorsa işin başına işin ehli geçmeli. Bizler taraftar olarak hataları, eksikleri, yanlışları görüp söyleyebiliriz fakat hataların tespitiyle hataların giderilmesine yönelik yapılan çalışmalar arasında büyük bir fark var. Bir adam çıkıp bütün sorunları tek başına çözemez. Önemli olan sorunların tespit edilip çözüm için gerekli kişilere yetki verilmeli. Yönetimin asıl amacı her bir sorumluluğu onu en çok hak eden isime vermek. Transfer komitesinden amatör şubelere, teknik direktöründen medya sorumlusuna, tercümanından malzemecisine kadar her işe ve her sorumluluğa uygun olan kişilerin yerleştirilmesi en önemli noktalardan biri.

Eleştiri kültürü önemlidir, ama kimi eleştireceğimizi de doğru analiz etmek gerekiyor. Derbide kötü oynayan Sıdiki Cherif’i mi eleştirmeliyiz yoksa şampiyonluk yarışındayken elindeki 2 forveti gönderip yerine 19 yaşında daha kendini ispatlamamış bir genci tek forvet olarak kullanan yönetimi mi? Yerinde ve doğru eleştiri kurumların kendini geliştirmesine yardımcı olur fakat yanlış kişilere yönlendirilen ve amacından sapan eleştiriler gündem değiştirip sorunların çözümüne değil büyümesine neden olur.

Yönetim sosyal medyanın ve kendini camia büyüğü zanneden akbabaların değil, bu işin profesyonellerine kulak vermeli ve sorunlar henüz baş göstermeden ortadan kaldırmalı.

Camia içerisinde oluşan olumsuz havanın dağılması sadece 1 şampiyonluğa bakar. Uzun süre lig şampiyonu olamamak sadece Fenerbahçe’ye has bir durum değil. Bütün büyük takımlar bu tarz zorlu süreçlerden geçmiştir. Onların da tecrübelerinden yararlanmak faydalı olacaktır.

İsimler gelip geçicidir, kimisi Aykut Kocaman ister, kimisi İsmail Kartal ister. Önemli olan isim değil, inşa edilecek olan futbol aklıdır. Başarılı bir futbol kimliği oluşuturulduktan sonra insanlar isimlere değil, oluşturulan kimliği korumaya özen gösterecektir.

Hatalar zinciri gayet büyük ve Fenerbahçe’nin boynuna bağlanmış, hareketini kısıtlar bir vaziyette. O zinciri kırıp başarının temellerini atacak ve o temelin üzerinde yükselecek bir Fenerbahçe için en ufak katkısı olabilecek herkesten faydalanılmalı.

Kurtuluş bir kişinin kahramanca ortaya atılmasıyla değil, kolektif bir yapıyla gerçekleşebilir.

Mahmut Cemal Çakır

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Haberler

İletişim

Adres: İstanbul, Türkiye
Email: info@nedengeldik.com

Son Haberler

© 2025 Neden Geldik. Tüm hakları saklıdır.