KATEGORİLER

Dışarısı çok güzel

Sürekli eve gitmek isteyen birisine dışarısının çok güzel olduğunu anlattığınız oldu mu?

Bu sıralar hayat biraz farklı ilerliyor. Alışılmış hisler, alışmadık vücutlarda vuku buluyor. Bir yandan her şeyin ‘tarihisini’ yaşarken bir yandan hep aynı şarkıyı çalıyoruz. Bir yandan her şey çok yeni ve özel, bir yandan hepsi birbirinin devamı gibi.

Şarkı demiş iken, en sevdiğim şarkı Sözlerimi Geri Alamam’dır. Nedendir bilmem, tınısı, melodisi, sözleri çok gerçek gelir. Gerçek de bir anlığına bile olsa düşe yatmış birisi için en güçlü uyandırma yöntemidir. 

Şarkının, zaten anlam olarak ismi hayli yeterince onu geçiyorum, “Akıyorsa gözyaşım kurumasın” ve Hiçbir kere hayat bayram olmadı ya da her nefes alışımız bayramdı” sözleri bana en çok geçen sözleri. Çelişki desen var, hayatın içinden olumlu ya da olumsuz anlam çıkarma desen var, var olanı kabullenme desen var…

Dışarısı çok güzel, peki neden? Çünkü Güneş var. Gece çok güzel, çünkü güneşin ışığı var. Bakıldığında çok basit ve ilkokul bilgisi olan bu örüntü, bugünlerde bana çok anlamlı geliyor. Çünkü Güneş’in milyarlarca insana hitabı, onun o milyarların içindeki tek ve özel insana yansımasına engel olmuyor. Bu nedenle de herkes kendi Güneş’i ile iletişim halinde olabiliyor. Herkesin Güneş’i özel, herkesinki onun çerçevesinden de bakılmaya değer.

Tabii, işlerin tarihi kısmında biraz siyaset ve spor da yer alıyor. Yurtta “barış” konuşuyoruz. Bu, özgürlükten mahrum bırakılmanın ne demek olduğunu hisseden herkesi heyecanlandırıyor. Varlığını ispat etmenin zorluğunu, sadece “ben” olmanın ağırlığını anlayan, aslında o empatiyi kurabilen herkes bugünlerde barıştan yana. Bu bazen bir etnik kimlikle bazen de bir cinsiyet kimliği ile… Sadece varlığı için bile mücadele etmek, insanın başına gelebilecek en ayrımcı tutum ve bence en haksızı da… Bugünlerde bu heyecanlanan kısmın sesi kısık çıksa da dünyadaki tüm güzelliklerin, tüm kötülüklere karşı daha az cesur olduğunu hepimiz biliyoruz. Çünkü savaş, küfür, ayrımcılık hep daha gürültülü, hep daha kirli. 

Evet aşkı siyasete harmanladıktan sonra, eh biraz da yazının bolluğu açısından, spora geleceğiz. Spordan anladığımız ise Beşiktaş. Evet, futbol değil Beşiktaş. Beşiktaş’ın bugünlerde “tarihi” özelliği kalecisinin olması. Teknik direktör kısmı ise aslında hep var. Takıma gelen Giovanni de Solksjaer de bence aynı Italiano gibi taktisyen, kendi ekollerini kurmak isteyen genç teknik isimler. İlk ikisine vermediğimiz değerden beklediğimiz başarı hatasını bu yeni isimden yapmamalıyız. Değeri verip başarıyı beklemeliyiz. Ha hoş, bazen değer verip de beklentiler karşılanmayabilir ama bunun sanırım futbol ile ilgisi yok.

Bu yazıyı yazarken varlığı ile beni şereflendiren sivrisineğe de parantez açmak istiyorum. Umarım bu yazıyı o da okuyordur.

Emin Şanlı

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Haberler

İletişim

Adres: İstanbul, Türkiye
Email: info@nedengeldik.com

Son Haberler

© 2025 Neden Geldik. Tüm hakları saklıdır.